Montparnasse Mezarlığı

Montparnasse Mezarlığı, Paris’in en şiirsel ve tarihle dolu yerlerinden biridir. 14. bölgenin kalbinde konumlanan bu simge mezarlık, sadece sonsuz bir dinlenme yeri olmanın ötesinde; sanat, edebiyat ve felsefenin yüzyıllık ağaçların gölgesinde birbirine karıştığı açık hava müzesidir. İster tarih meraklısı olun, ister edebiyat tutkunu ya da sadece huzurlu bir an arayışında olun, bu eşsiz yer sizi büyüleyecektir.

Bilgi: Sitemizdeki altın değerindeki bir fırsat:
Bu site, size Paris’te en kısa sürede en fazla şeyi görmek için kafa yormaktan kurtaracak tamamen ücretsiz bir "Paris Gezi Organizatörü" içermektedir.
1/ Genel tercihlerinizi girin (Müzeler, Kiliseler, Anıtlar, Parklar vb.),
2/ Organizatör size ilgili tüm bilgileri sunar,
3/ Ziyaret etmek istediklerinize tıklayın,
4/ Organizatör her gününüz için planlamayı geri gönderir,
5/ İsterseniz, yorucu ve yıpratıcı yolculukları önlemek için günlük ziyaretlerin coğrafi optimizasyonunu da sunar.
Bütün bunlar sadece 5 tıklama ve 3 dakika içinde gerçekleşiyor. Ve tamamen ücretsiz. Kullanmak için tıklayın: « Paris Gezi Organizatörü »

Montparnasse Mezarlığı’nın Kökeni

1824 yılında kurulan Montparnasse Mezarlığı, Père-Lachaise ve Montmartre Mezarlığı’yla birlikte Paris’in üç büyük mezarlığından biridir. Başlangıçta, nüfus artışı nedeniyle yetersiz kalan sol yakadaki küçük mahalle mezarlıklarının yerini almak üzere tasarlanmıştır. Adı, 19. ve 20. yüzyıllarda Paris’in sanatsal ve entelektüel yaşamının merkezlerinden biri olan bohem Montparnasse semtine gönderme yapmaktadır.

Günümüzün Montparnasse Mezarlığı: Ziyaret Edilmesi Gereken Yer

Günümüzde 19 hektarlık bir alana yayılan mezarlık, 35.000’in üzerinde mezar konusuna ev sahipliği yapmakta ve bunların bazıları gerçek sanat eserleri niteliğindedir. Gölgeli patikaları, at kestanesi ve ıhlamur ağaçlarıyla çevrili olan mezarlık, neredeyse zamanın dışında, huzurlu bir atmosfer sunar. Şehrin telaşından farklı olarak, bu yer size Paris’in canlılığı ortasında bir sakinlik anı ve gezinti fırsatı sunar.

Montparnasse Mezarlığı’nı ziyaret edilmesi gereken yer yapan şey, esas olarak kültürel, sanatsal ve siyasi tarihe damga vurmuş efsanevi kişiliklerin mezarlarının burada bulunmasıdır. Burada her mezar taşı bir hikâye anlatır, her kitabe olağanüstü bir yaşam öyküsünü yansıtır. Edebiyat, felsefe, sinema ve sanatın büyük isimlerinin yan yana yattığı, yüzyıllar boyunca sürecek bir yolculuğa hazır olun.

Edebiyat Burada Geniş Bir Yer Bulur

Burada yatan yazar ve şairler arasında, komşu mezarları dünya çapında ziyaretçileri kendine çeken Jean-Paul Sartre ve Simone de Beauvoir’ı anmamak olmaz. Aşkları ve entelektüel duruşları hâlâ ilham kaynağı olan bu çiftin mütevazı mezarları sık sık hayranları tarafından çiçeklerle süslenir. Yakınlarında, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi İrlandalı yazar Samuel Beckett yatmaktadır; minimalist ve derin eseri bugün hâlâ yankılanmaya devam etmektedir.

Şiir tutkunları, Charles Baudelaire’in mezarını kaçırmamalıdır; aslında naaşı 1892 yılında, ölümünden çok sonra buraya taşınmıştır. Sade ama dokunaklı anıt mezarı, Kötülük Çiçeklerinin yaratıcısı olan bu lanetli şairin paha biçilmez mirasını hatırlatır. Daha ileride, Fransız realizminin ustası Guy de Maupassant basit bir haçın altında yatarken, etkili edebiyat eleştirmeni Sainte-Beuve ise görkemli mezarından Fransız edebiyatını korumaktadır.

Montparnasse Mezarlığı'nda birçok sanatçı bir araya geliyor

Montparnasse Mezarlığı aynı zamanda büyük sanatçıların son sığınağıdır. Modern sanatın öncüsü heykeltıraş Constantin Brancusi, minimalist bir mezar taşının altında yatmaktadır, tıpkı eserleri gibi. Yakınında, sürrealist fotoğrafçı ve ressam Man Ray’in mezarı sanatseverleri cezbeder. Onun mezar taşındaki "Endişesiz, ama kayıtsız değil" yazısı, sanatçının avangart ruhunu tek başına özetler.

Sinema sanatçılarından da

Sinema meraklıları da boş kalmayacak: Fransız ve Amerikan sinemasının ikonu Jean Seberg burada yatarken, Cherbourg Şemsiyeleri filminin yönetmeni Jacques Demy de aynı yerde. Mezarları, Montparnasse’ın aynı zamanda 7. sanatın da önemli bir merkezi olduğunu ve burada en büyük isimlerin kaderlerinin kesiştiğini hatırlatır.

Özgünlükleriyle dikkat çeken sembolik mezarlar

En dikkat çekici anıt mezarlar arasında Serge Gainsbourg’unki özgünlüğüyle öne çıkar. 1991 yılında vefatından bu yana mezarı sürekli çiçekler, grafiti, viski şişeleri ve hatta sigaralarla kaplıdır; provokatif ve dahi sanatçıya saygının bir ifadesi olarak. Dünyanın dört bir yanından hayranları onun mezarına saygı göstermeye gelmekte ve böylece mezarı mezarlığın en çok ziyaret edilenlerinden biri haline getirmektedir.

Bir diğer sembolik mezar ise César Baldaccini, yani César’ınki; araba sıkıştırmalarıyla ünlü sanatçının. Bronz bir açık el heykelinden oluşan anıt mezarı, cesur sanatının bir selamıdır. Daha mütevazı ama bir o kadar dokunaklı olan Marguerite Duras’ın mezarı ise, sınıflandırılamaz yeteneğini ve Paris’e olan sevgisini anımsatır.

Montparnasse Mezarlığı, Paris'te de doğa

Montparnasse Mezarlığı sadece bir anı yer değildir: aynı zamanda bir biyoçeşitlilik kalesidir. Yüzyıllık ağaçları çeşitli bir fauna barındırır; sincaplardan ötücü kuşlara kadar doğal bir ortam sunar. Bazen eski, yosun tutmuş mezar taşlarıyla çevrili dolambaçlı yollar, yerin gizemli cazibesini artırır. Sonbaharda yerleri kaplayan altın yapraklar melankolik bir atmosfer yaratırken, ilkbaharda yabani çiçekler renk katar.

Her zevke uygun tematik rehberli turlar

Ziyaretçiler için mezarlık, en büyüleyici sırlarını keşfetmeye olanak tanıyan tematik rehberli turlar sunmaktadır. Eğer edebiyat gezintisi, sanatsal keşif ya da mahallenin tarihine dalış seçerseniz, bu geziler bu yerin zenginliğini kavramanın mükemmel bir yoludur. Yollar boyunca yerleştirilen bilgilendirici panolar da burada yatan önemli şahsiyetleri anlamak için ipuçları sunar.

Mezarlıkta serbestçe gezmek ve mahalleyi keşfetmek için bir plan

Cimetière’yi bağımsız olarak keşfetmek isterseniz, girişte ya da Paris Belediyesi’nin internet sitesinde bir harita bulabilirsiniz. Tam bir ziyaret için en az 1,5 ila 2 saat ayırın ve mekânın huzurunu bozmamaya özen gösterin. Mezarlık her gün açıktır ve giriş ücretsizdir, bu da her bütçeye uygun bir aktivite olmasını sağlar.

Montparnasse semti de mezarlığın çevresinde gezmeye değer. Eskiden sanatçıların ve aydınların buluşma yeri olan bu semt, hâlâ bohem ve otantik bir atmosferi koruyor. Ziyaretinizin ardından, Hemingway, Picasso ve Modigliani’nin de sıkça uğradığı tarihi kafelerden biri olan La Closerie des Lilas ya da Le Dôme’ye uğramaya ne dersiniz? Paris’in kültürel tarihine dalmanın en güzel yollarından biri bu.

Montparnasse Mezarlığı, benzersiz bir yer

Son olarak, Montparnasse Mezarlığı, geçmişle bugünü birleştiren benzersiz bir yer. turist kalabalığından uzak duran Père-Lachaise’in aksine, burada daha samimi ve düşünceli bir deneyim yaşayabilirsiniz. Burada gürültülü kalabalıklar değil, huzurlu bir ortam ve derin bir dinginlik var. İlham arayan, tarihle buluşmak isteyen ya da sadece sakinlik peşinde olan biriyseniz, bu mezarlık sizi derinden etkileyecek.

Kısacası, Montparnasse Mezarlığı sadece bir mezarlıktan ibaret değil: Paris’in kültürel mirasının canlı bir anıtı, dokunak bir tanığıdır. Sartre, Beckett, Gainsbourg ve daha nicelerinin mezarları arasında her ziyaret, şehrin ruhuyla bir buluşma gibidir. Öyleyse, bir sonraki Paris ziyaretinizde bu huzur dolu mekânın kapısını aralamaktan çekinmeyin. Zenginleşmiş, duygulanmış ve belki de biraz değişmiş olarak çıkacaksınız.

Daha fazla bilgi için Paris Belediyesi’nin resmi sitesini ziyaret edebilirsiniz. İyi geziler!