Bois de Vincennes, Paris kapılarındaki yeşil bir mücevher
Paris’in kapılarındaki yeşilin incisi Bois de Vincennes, doğa ve tarihin iç içe geçtiği, unutulmaz bir kaçış sunan bir mekân. 995 hektarlık alanıyla başkentteki en büyük yeşil alan olan bu muazzam park, sadece bir nefes alma alanı değil, kraliyet avlarından çağdaş eğlenceye uzanan bir yüzyıllar yolculuğudur.
Paris’in merkezinden birkaç dakika uzaklıkta olan bu orman, çeşit çeşit manzaraları, ışıltılı gölleri ve gölgeli patikalarıyla büyüleyici. Doğa yürüyüşü tutkunuysanız, botanik meraklısı olun ya da sadece huzur arayışında olun, Bois de Vincennes size kentsel gürültüden uzak eşsiz bir deneyim vaat ediyor.
Altın değerinde bir tavsiye:
Bu site, size zaman kaybettirmeden Paris’te mümkün olan en fazla şeyi görmenizi sağlayacak ücretsiz "Paris Seyahat Düzenleyicisi" içeriyor.
1/ Genel isteklerinizi girin (Müzeler, Kiliseler, Anıtlar, Parklar vb.);
2/ Düzenleyici size ilgili tüm dosyaları sunar;
3/ Ziyaret etmek istediklerinize tıklayın;
4/ Düzenleyici her gün için size bir planlama sunar;
5/ İsterseniz, günlük ziyaretlerinizi coğrafi olarak optimize ederek yorucu ve sıkıcı yolculuklardan kaçınabilirsiniz.
Bunun için sadece 5 tıklama ve 3 dakika yeterli. Ve gerçekten ücretsiz. Kullanmak için tıklayın: Paris Seyahat Düzenleyicisi
Konum ve ulaşım: Paris’e iki adım uzaklıkta huzur dolu bir sığınak
Paris’in 12. ilçesinde (aslında burası ilçeye "yapışık" bir "siğil") yer alan Bois de Vincennes’e toplu taşıma araçlarıyla kolayca ulaşabilirsiniz. Metro istasyonları Porte Dorée, Château de Vincennes ya da Bérault (1. hat), otobüs hatları (46, 86, 325) ve RER A (Vincennes istasyonu) sizi buraya ulaştırır. Bisikletçiler için de Seine kıyılarına bağlanan özel yollar mevcut.
Arabayla geliyorsanız, özellikle Route de la Pyramide yakınlarında ücretsiz ya da ücretli birçok otopark bulunuyor. Vincennes Piramidi tarafından işaretlenen ana giriş, bu geniş alanı keşfetmek için ideal bir başlangıç noktası.
Etkileyici boyutlar: Central Park’tan iki kat büyük bir park
995 hektarlık alanıyla Bois de Vincennes, New York’taki Central Park’tan iki kat daha geniş! Bu rakam başınızı döndürse de, asıl büyüsü burada: ormanda, çayırlarda ve su alanlarında kolayca kaybolabilirsiniz.
Parkta, bazıları eski halat yollarının ya da kraliyet avlarının izlerini takip eden 50 km’den fazla patika bulunuyor. Yürüyüş, bisiklet ya da ata binmeyi tercih edin, her zaman arzularınıza uygun bir rota bulacaksınız.
Göller ve derecikler: İzlenimist bir tablonun görkemini taşıyan manzaralar
Vincennes Ormanı dört göl ve birçok dereye ev sahipliği yapar; bunlar manzarasına şiirsel bir dokunuş katar. En ünlü olanı Daumesnil Gölü, pitoresk köprülerle birbirine bağlanan iki ada (Reuilly Adası ve Bercy Adası) ile görülmeye değer bir noktadır. Yaz aylarında romantik bir gezinti için pedalolu ya da sandal kiralanabilir.
Minimes Gölü ise daha vahşi bir doğaya sahiptir; sazlarla çevrili olup su kuşlarına ev sahipliği yapar. Burası piknik molası vermek ya da su kenarında meditasyon yapmak için ideal bir yerdir. Gravelle Gölü ise diğer su alanlarını bir ağ sistemiyle besleyerek kent içinde nadir görülen doğal bir uyumu yaratır.
Kraliyet mirası: av alanından şatafatlı şatoya
Ormanın varlığı, Fransa krallarına dayanır; onlar burayı XII. yüzyıldan itibaren tercih ettikleri av alanı yaptılar. Aziz Louis burada bir meşe ağacının altında adalet dağıtırken, II. Philippe av köşkünü inşa ettirdi; bu köşk, Vincennes Şatosu’nun atasıydı.
Fransa’nın en önemli şatolarından biri olan bu yapı, kraliyet konutu olarak hizmet verdikten sonra devlet hapishanesine dönüştü. Günümüzde ziyarete açık olup etkileyici bir ortaçağ kulesi ve Vincennes Sainte-Chapelle’sini barındırmaktadır; bu şapel, gotik sanatın bir başyapıtıdır. Tarihe bir dalış için kaçırılmaması gereken bir yer!
İkinci İmparatorluk’tan bugüne: bir ormanın değişimi
İkinci İmparatorluk döneminde III. Napolyon Vincennes Ormanı’nı Londra parklarından ilham alarak kökten değiştirdi. Baron Haussmann ve mühendis Jean-Charles Alphand (aynı zamanda Bois de Boulogne’nun da mimarı) yolları yeniden tasarladı, gölleri kazdı ve binlerce ağaç dikti.
XX. yüzyılda orman, Paris Floral Parkı’nın (1969) açılması ve Vincennes Hayvanat Bahçesi’nin (2014) yenilenmesiyle halka açık bir dinlenme alanı haline geldi. Bugünse koşucular, aileler, botanikçiler ve hatta… doğacılarla birlikte çok işlevli bir alan.
İpucu: Hayvanat bahçesine giriş için biletinizi Zoo de Vincennes üzerinden ayırtabilirsiniz.
Plan ve tesisler: herkes için düşünülmüş bir park
Bu yeşil alan, farklı aktiviteler sunan tematik bölümlere ayrılmıştır. İşte görülmeye değer yerler:
Paris Floral Parkı: 31 hektarlık bir botanik bahçesi; seraları, bitki koleksiyonları ve çiçek sergileriyle.
Vincennes Hayvanat Bahçesi: panda, aslan ve zürafa gibi hayvanları doğal bir ortamda gözlemleyebileceğiniz modern bir hayvanat bahçesi. Giriş biletlerini ayırtın
Vincennes Hipodromu: yıl boyunca at yarışlarına ev sahipliği yapan bir trot merkezi.
Paris Çiftliği: Kentsel ortamda tarımsal yaşamı keşfetmek için pedagojik bir çiftlik.
Gravelle Dinlenme Alanı: Tekne kiralama, macera parkuru ve piknik alanları.
Çocuk oyun alanları, işaretlenmiş patikalar ve yeme içme noktaları (örneğin Le Pavillon du Lac restoranı) parkı herkese hitap eden bir yer haline getiriyor.
Naturist alanı: az bilinen bir özellik
Biliyor muydunuz ki Bois de Vincennes, Paris’in ender resmi naturist alanlarından birine ev sahipliği yapıyor? Minimes Gölü yakınında bulunan bu sakin bölge, nezaket kurallarına uygun olarak naturistlere ayrılmıştır. Bu özellik de parka eklektik bir karakter katıyor!
Fuhuş: Tarihi ve çağdaş bir gerçeklik
Diğer büyük Paris parkları gibi, bu yer de özellikle 1970-1980'li yıllarda fuhuş ile bağlantılı bir geçmişe sahiptir. Günümüzde bu olgu marjinal hale gelmiş olsa da, bazı bölgelerde sapmaları önlemek için hâlâ gözetim altında tutulmaktadır. Paris Belediyesi, özellikle devriyeler ve aydınlatma düzenlemeleri yoluyla parktaki güvenliği artırmak için çalışmalar yürütmektedir.
Bois de Vincennes neden vazgeçilmez?
Bois de Vincennes sadece bir park değil: o bir oksijen kaynağı, bir açık hava müzesi ve sınırsız bir oyun alanı. Onu eşsiz kılan şeyler şunlardır:
Ortaçağ avları ve şatosuyla kraliyet geçmişi.
Romantik göllerden gizemli ormanlara kadar çeşitli manzaraları.
Hayvanat bahçesi ya da Floral Park gibi modern tesisleri.
Paris merkezine sadece 20 dakika uzaklıkta ulaşılabilirliği.
Sporcuların, ailelerin ve doğa severlerin bir araya geldiği samimi atmosferi.
Bir günlük ya da birkaç saatlik ziyaret için gelseniz de, Bois de Vincennes sizi şaşırtmaya hazır. Peki, başkentteki bu yeşil mücevhere keşfetmeye hazır mısınız?
Daha fazla bilgi için Paris Belediyesi’nin resmi web sitesini ziyaret edin.