Restaurant Mère Catherine – 3,7 puan

La Mère Catherine, 1793 yılında Catherine Lamotte’un devrim sırasında devlet tarafından el konulan ve yakınlardaki kilisenin papazı tarafından kullanılan eski papaz evini satın alıp kafe-restoran olarak yeniden düzenlemesiyle kuruldu.

Devrimci lider Danton, ilk ünlü müşterilerinden biriydi. Catherine Lamotte, müşterilerini sıcak bir şekilde karşılıyor ve onlarla kadeh tokuşturmayı hiç esirgemiyordu; bu da ona “La mère Catherine” (Katherine Anne) lakabını kazandırdı. 1844 yılında, 76 yaşında talihsiz bir kazada hayatını kaybetti.

1814 yılında, restoranın girişindeki anma plakasına göre, o yıl Paris’in düşüşünden sonra müttefik işgali sırasında geçici olarak duran Kazaklar, La Mère Catherine’e uğramayı alışkanlık haline getirmişlerdi. İçecek sipariş ederken “Bystro!” (Kiril alfabesiyle: “быстро!”) diye bağırıyorlardı ki bu Rusçada “Hızlı!” anlamına geliyor. Ancak uzmanlara göre bu etimoloji uydurmadır ve kelimenin gerçek kökeni belirsizliğini korumaktadır.

Daha sonra restoran birisi Gros Guillaume’un eline geçti. XX. yüzyılın başında, Montmartre Özgür Komünü’nün ikinci belediye başkanı olan Bay Lemoine işi devraldı. “Le père la Bille” (Bilye Baba) olarak anılan bu kişi, mekâna ahşap bir bilardo masası yerleştirdi. Restoran kârlı olmadığı için, işletmenin bir kısmı satıldı ve fırına dönüştürüldü.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Albert Mériguet ve Thérèse restoranın yeni sahipleri oldu, ancak Montmartre kültürel etkisini yitirmişti. Restoran artık çoğunlukla turistler tarafından ziyaret ediliyordu. Haziran 2012’de Le Figaro gazetesinin ünlü yemek eleştirmeni François Simon, restoranı makalesinde eleştirerek, buranın sahte bir otantiklik sunduğunu ve Fransız gastronomisi zannedilerek yemek yiyen turistlere kalitesiz yemekler servis edildiğini yazdı.

Yine de La Mère Catherine, Montmartre’in yüksek kesiminin vazgeçilmez bir parçasıdır. Tertre Meydanı çevresindeki diğer dükkânlar gibi, Sacré-Cœur Bazilikası’nın birkaç adım ötesinde, Montmartre semtinin kalbinde yer almaktadır.